DENTALİS

BLOG



ortodonti_1.jpg

29 Ağustos 2021 dentalisOrtodonti

Dişler güzel bir gülüşe sahip olmanızı sağlarken aynı zamanda yiyecek ve içecekleri sağlıklı olarak tüketmeniz için önemlidir. Dişlerin daha düzgün bir şekle sahip olması için ise diş teli uygulamasından yararlanılmaktadır. Diş teli tedavisi sayesinde dişlerinizin şekil bozukluğu giderilerek kolaylıkla ve kısa sürede sağlıklı ve güzel görünen dişlere sahip olabilirsiniz. Diş teli fiyatları uygulanan diş merkezlerine göre ve uygulama içeriğine göre değişim göstermektedir. Diş teli uygulamasına yer vermeden önce tedavi masrafları hakkında detaylı bilgi almanız tavsiye edilir.

Diş Teli Uygulaması Nerede Yaptırılır?

Diş teli uygulamasından istediğiniz sonucu almanın yanı sıra diş telinin de kullanım sırasında herhangi bir rahatsızlık vermemesi son derece önemlidir. Son yıllarda teknolojinin de gelişimi ile beraber diş teli çalışmalarında avantaj sağlayan çözümlerde sunulmaktadır. Farklı uygulama içeriklerine göre hazırlanan diş teli tedavisinde ise konusunda uzman ve deneyimli hekim desteğini almanız önemlidir. Diş teli fiyatları ile ilgili bilgi almanın yanı sıra diş teli uygulamasını hayata geçirmek için de hemen https://dentalis.com.tr/ adresinden yararlanabilirsiniz.


süt-dişleri-neden-daha-çabuk-çürür.jpg

27 Mayıs 2020 dentalisGenel

Süt ve daimi dişlerin mine yapıları farklıdır. Süt dişi minesinde organik içerik daimi diş minesine göre daha fazladır. Bir oranlama yaparsak sürekli diş minesinin %98’ini, süt dişi minesinin ise  %92-93’ünü inorganik yapı elemanları (kalsiyum, fosfat, hidroksiapatit gibi) oluşturur (White ve ark., 2001). Ayrıca süt dişi minesinin oluşum süresi de daha kısadır  (daimi dişin yaklaşık yarısı kadar) bu nedenle süt dişi minesinin kalınlığı daimi dişten azdır. Dolayısıyla süt dişi minesi daimi diş minesine göre daha kırılgandır ve çürük dentine daha hızlı ilerler (Thaveesangpanich ve ark., 2005a).

Bu yapısal farka çocuklarda ağız hijyeni alışkanlıklarının az olması, fırçalama etkinliğinin yetersizliği, kötü beslenme alışkanlıkları ve genetik yatkınlıklar da eklenirse süt dişleri kolayca çürüyebilirler.


diş-çürüğü-engellemede-yeşil-çay-1200x675.jpg

20 Mayıs 2020 dentalisGenel

Çaylar flavonoidden zengin yapıdadırlar.  Çayın Latince ismi Camellia Sinensis olan bitkinin çeşitli yapraklarının kurutulmasından elde edilirler. Yeşil çay, siyah çay ve oolong çayı farklı oksidasyon seviyelerinden geçirilerek üretilir. Çaylardaki flavonoidler ve kateşin direk bazı çürük yapan bakterilerin büyümesini engellerler ve glukan sentezini azaltırlar. Bu özellikler çayların çürük oluşumunu önleme ve remineralizayonu teşvik etmede etkin mekanizması olarak açıklanabilir (Moynihan, 2007).

 

Bütün olumlu özelliklerine rağmen, çay tüketimindeki en büyük sorunun çayın şekerle birlikte tüketilmesi sonucu şekerli içeceklerin oluşturduğu karyojenik etkiyi yaratması olduğu düşünülmektedir ( Moynihan, 2007).

 

Siyah çay, theaflavin ve thearubigins denilen antioksidanları daha çok içerirken, yeşil çay özellikle catechin (kateşin) denilen başka bir grup antioksidanları içermektedir. Kateşinler anti karyojenik özellikleri bulunan yapılardır. Hem yeşil çayda hem siyah çayda epikateşin, epikateşingallat, epigallokateşin galat adlı kateşinler bulunur ancak yeşil çayda daha fazla oranda (-)-epigallocatechin-3-gallate (EGCG) bulunmaktadır.

 

Okul çağındaki Japon çocuklara yapılan bir çalışmada 250 gün boyunca hergün bir fincan yeşil çay içirmiş, 250 gün sonunda yeşil çay içmeyen kontrol grubuna oranla çürük oluşumunda %50 azalma gözlemiştir.  

 

Galla Chinensis özü (GCE= Galla Chinensis Extract), çürük önleyici özellikleri bulunan geleneksel bir Çin bitkisidir. Parazitik yaprak bitleri tarafından üretilen bu yaprak özü hidrolize edilebilen taninlerden oluşur. Bu taninler, çay polifenollerinde bulunan kondanse edilmiş taninlerden yapıca oldukça farklıdır. Güçlü antioksidan ve antibakteriyel etkileri vardır. Sonuç olarak GCE’nin biyoaktif komponentleri hem biofilmin büyümesini hem laktik asit üretimini engelleyerek diş çürüklerinin önlenmesine katkı sağlayabilmektedir. GCE, mine gibi sert dokuların remineralizasyonları sağlayan yegane maddelerden biridir, ancak bu etkiyi sağlayan aktif içerik henüz tam olarak bilinmemektedir (Djakpo and Yao, 2010).


2912015111146897.jpg

13 Mayıs 2020 dentalisGenel

Diş tedavisi orucu bozar mı?

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu  bu konuda şu açıklamayı yapmaktadır; Sırf diş tedavisi sebebi ile oruç bozulmaz. Tedavinin ağrısız gerçekleşmesi için yapılan enjeksiyonlar da beslenme amacı taşımadığı için orucu bozmazlar. Ancak tedavi sırasında yapılan başka işlemler sebebi ile -mesela ağız su ile çalkalanırken- boğaza su, kan veya tedavide kullanılan maddelerden biri kaçarsa oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir.

 

Ramazanda ağız ve diş bakımımızı nasıl yapalım?

Gece yatmadan önce ve sahurda mutlaka dişlerinizi fırçalayın

Diş ipi kullanın

Dil ve yanak içlerinizi de temizleyin

Kolay çürüyen dişleriniz varsa yukarıdakilere ilaveten gargaralardan yararlanabilirsiniz

İftardan sonra bol bol su tüketin

Asitli yiyecek, fazla çay ve kahveden içeceklerden kaçının

Sigarayı azaltın

Tuz tüketimini azaltın

 

 

Ramazanda ağız kokusu neden artar?

Özellikle diş fırçalama ve ağız bakımındaki eksiklik kokuyu arttırır. Dil, yanak ve diş yüzeylerinde biriken bakteriler kokuya sebep olur.  Bunun dışında uzun süren açlıkla artan keton miktarı kokuyu tetikleyebilir. Ayrıca Ramazan öncesinde var olan ağız kokusu oruçluyken artabilir. Bunun sebebi diş çürükleri, diş eti iltihabı, çok önceden yapılmış köprüler ve protezler olabilir. Bunlar varsa mutlaka diş hekimine görünmelisiniz.

Ağız kokusu sadece ağız içinden kaynaklı sorunlardan oluşmaz. Mide problemleri de ağız kokusu yapabilir.

 

Ramazanda ağız kokusuna nasıl engel olunabilir?

Sahurdan ve iftardan hemen sonra yatılmamalıdır. Mümkünse yarım saat beklenmelidir.

Dişler iyi fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalıdır.

Tükürük üretiminin az olmaması için bol bol su tüketilmedir.

Gerekli durumlarda oruçluyken de dikkat edilerek diş fırçalanabilir. Bu konuda diyanet işleri başkanlığının açıklaması şu şekildedir; Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun olur.

 



4 Mayıs 2020 dentalisGenel

Romatizmal hastalıklar, eklem ve eklem çevresindeki dokuların tutulumuyla ilgili kas-iskelet sistemi bozukluklarıdır. Romatizmal hastalıklarda ağız mukozasında belirtiler verebilir. Bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ve etkileşimleri, hastalıkların ağız mukozası ve çene eklemlerindeki tutulumları diş hekimleri açısından önemlidir. Örneğin romatoid artit de hastalar genellikle asetilsalisilik asit (ASA) ve non steroidal antiinflamatuar ilaçlar (NSAİD) kullanırlar. Bu ilaçların dozları normalden fazladır.

Özellikle ASA (Aspirin vb) kullanan hastalarda kanamalı diş tedavileri öncesinde ilaç dozunun ayarlanması ya da birkaç gün ilacın bırakılması gerekebilir. Bunun dışında metotreksat kullanan hastalarda ilaç kaynaklı hepatit ve pansitopeni komplikasyonu olabileceği için yakın zaman tam kan sayımı ve karaciğer fonksiyon testleri istenebilir. Ayrıca bu ilaç ağız mukozasında ve dilde atrofiye (Atrofi hücre azlığı ve hücre hacminin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir) neden olabilir. Ayrıca hidroksiklorokin ve klorokin, ayrıca altın preparatları, romatoid artrit tedavisinde kullanılan etkili ilaçlardandır. Altın preparatları çoğu hastada kemik iliği supresyonu, nefropati, stomatitis, tat değişikliği ve döküntülere neden olur.

Kortikosteroid (kortizon) kullanan hastalarda adrenal supresyon hatırlanmalı ve buna karşı önlemler alınmalıdır. Bunun için de işlemler kısa tutulmalı ve stres elimine edilmelidir. Bu hastalarda enfeksiyonlara karşı eğilim artmış olabilir ve bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonları gelişebilir. Bunun için bakteriyemi riskinin bulunduğu vakalarda antibiyotik proflaksisi uygulanmalıdır.



25 Nisan 2020 dentalisGenel

Süt dişlerinin görevi, kemik içerisindeki kalıcı dişler çıkana kadar ağızda bulunmak ve kalıcı dişlerin yerini hazırlamaktır. Ancak ne yazık ki çocuklarda şiddetli ağrı, apse, derin çürük yada travma sebebiyle süt dişlerinin çekimi gerekebilir. Bunun sonucunda küçük yaşlarda süt dişi kayıpları yaşanmaktadır. Bu gibi durumlarda, kaybedilen süt dişi görevini tamamlayamadığından, altındaki kalıcı dişe ait çekim boşluğunun kalıcı diş ağza çıkana kadar çeşitli tel ve apareyler ile korunması gerekir. Aksi takdirde, düşme zamanı gelmeden çekilmek zorunda kalınan süt dişinin boşluğu, çok kısa sürede komşu süt dişleri tarafından kapatılır. Bu durumda alttaki kalıcı diş zamanı geldiğinde kendine ait boşluktan çıkamaz; gömülü kalabilir ya da yanlış pozisyondan çıkabilir.

Yer tutucular, kalıcı dişler ağızda görünene kadar süt dişlerinin görevini üstlenen sabit ya da hareketli (takıp çıkarılan) tellerdir.

Sabit yer tutucular, halka şeklinde bir gövdesi ve ufak bir uzantısı bulunan,  tek diş eksikliklerinde yapılan tellerdir. Arka süt azı dişlerin eksikliğinde uygulanırlar.  Ölçü alınmasını takiben laboratuvarda dişe uygun olarak hazırlanır. Halka kısmı, çekilen dişin arkasındaki komşu dişe yapıştırılır. Böylece kalıcı azı diş sürene kadar sabit bir şekilde mesafeyi muhafaza eder. Kullanımı kolaydır.

Hareketli yer tutucular, birden çok dişin çekilmesi sonucu daha geniş boşlukların korunması gerektiği durumlarda uygulanır. Ön bölge kesici diş eksikliklerinde ve arka bölge çoklu azı diş eksikliğinde yapılır. Alınan ağız içi ölçüye uygun olarak eksik diş alanları akrilik materyalden yapılmış süt dişleri ile tamamlanır. Böylece çocuğa hem estetik hem de konuşma, çiğneme gibi fonksiyonlar tekrar kazandırılır. Takıp çıkarılan bir aparey olması nedeniyle kullanımı ve etkinliği ebeveyn-çocuk kooperasyonuna bağlıdır.

Yer tutucular temiz bakım ve iyi oral hijyen alışkanlığının devamlılığını gerektirir. Doğru fırçalama ve yapışkan gıdalar, sakızlardan uzak durulması tavsiye edilir. Düzenli hekim kontrolleri ile takip edilmelidir ve gerektiğinde tellerin yenilenmesi ya da çıkarılması doğru zamanda yapılmalıdır.

 

Sabit yer tutucu                                                                         Hareketli yer tutucu

.         



1 Nisan 2020 dentalisGenel

Karbonhidrat ağırlıklı gıda tüketilmesine rağmen çürük oluşumunun yüksek olmadığı durumlarda bu durum tüketilen karbonhidratların rafine edilmemiş olmasına ve bitkilerin içerisindeki koruyucu faktörlere bağlanmıştır. Bu faktörler organik fosfatlar, inorganik fosfatlar, polifenolik komponentlerdir. Organik fosfatlar minede koruyucu bir bariyer oluşturarak, inorganik fosfatlar ise remineralizasyonu teşvik edici iyonları mine yüzeyine sunarak bu etkilerini gösteririler.

 

Bitkisel kaynaklı çeşitli yiyecek ve içeceklerde bulunan ve dişler üzerine olumlu etkileri olduğu düşünülen bir diğer madde de tanindir. Tanin: polifenolik yapılar ile aminoasit ve alkoloidler gibi organik komponentleri içeren bir bileşiktir. Meyvelerin olgunlaşmasında etkindir. Tanin içeren bazı yiyecek ve içecekler şunlardır; kahve, bira, meyve suları, çay, meyveler, çikolata, fıstık, tarçın .

 

Lifli gıda maddelerinin de çürükten koruduğu ve dolaylı olarak remineralizasyonu sağladığı bilinen bir gerçektir. Bu etkiyi mekanik temizliğe yardımcı olarak ve fazla çiğnendikleri için tükürük akışını artırarak sağlarlar.

 



30 Mart 2020 dentalisGenel

Peynir yoğun Ca içeriğinin yanı sıra CPP-ACP nanokompleksi de içermektedir. Bu içerik peynirin remineralizasyon yani diş minesini yenileme ve besleme potansiyelini artırmaktadır (Moynihan, 2007).

Yoğurt, besin değeri yüksek, laktik asit fermentasyonu sonucunda elde edilen ve canlı laktik asit bakterileri içeren fermente bir süt ürünüdür. Fermentasyon sütün mineral içeriğini çok az etkilemektedir. Sütten çok daha yüksek oranda protein, kalsiyum ve fosfat içermektedir. Dahası sütle karşılaştırıldığında daha düşük olan pH’sından dolayı yoğurttaki Ca daha çok iyonik formda bulunmaktadır  (Ferrazzano, 2008).

 

 

Süt ve süt ürünlerinin günlük tüketimlerinin diş çürükleri üzerine etkilerinin araştırıldığı bir çalışmada, 3 yaşındaki 2058 çocuk 3 gruba ayrılmış ve gruplara yoğurt, süt, tereyağlı ekmek ve peynir, günlük tüketim miktarları düşük, orta ve yüksek olacak şekilde yedirilmiştir. Çalışmanın sonucunda yoğurtla karşılaştırıldıklarında diğer ürünlerin çürük önleyici niteliklerinin daha az olduğu, yoğurt tüketimindeki artışın diş çürüklerinin önlenmesinde etkili olacağı ancak konuyla ilgili daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir (Tanaka, 2010).

Kefir, çok eski yıllardan beri özellikle Kafkasya bölgesinde yapılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticari amaçla üretilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla elde edilen köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi bir Türk içeceğidir. Bol miktarda kalsiyum, fosfat içermektedir ancak pH’sı 5’in altındadır.



29 Mart 2020 dentalisGenel
  • Sütün yapısında Ca ve P miktarı yüksektir. Bu yüzden HAP’a oranla bu iyonlara daha doygundur. Sütten plak sıvısına geçen Ca ve P iyonları remineralizasyonu teşvik eder (Levine, 2001).
  • Kazein partikülleri kararlı yapıdaki Ca-P komplekslerinin oluşumunu sağlar (Jenkins ve Ferguson, 1966).
  • Süt kalsiyum, fosfor, yağ, vitaminler ve kazein gibi çürük önleyici bileşenlerin yanı sıra, %5 oranında laktoz da içerir. Ancak, sütteki Ca ve P düzeyi laktozun oluşturduğu asitleri tamponlamak için yeterlidir (Reynolds ve Johnson, 1981).
  • Diş yüzeyine tutunan süt proteinleri koruyucu bir tabaka oluşturarak demineralizasyonu önler (Levine, 2001).

 

WHO’nun 2003 yılında yayımladığı diyet raporunda dişler için yaralı bir içecek olarak gösterilmiştir. Anne sütünün bir çok olumlu özelliği gibi diş çürüklerini azaltma üzerine de olumlu etkileri bulunmaktadır.

 



22 Ağustos 2019 dentalisGenel

Diş çapraşıklıklarını düzeltme tedavisinde uygulanan yeni teknolojiler sayesinde, metal veya şeffaf diş teli kullanmanıza gerek kalmadan tamamen şeffaf plaklar aracılığı ile dişlerinizi olması gereken ideal pozisyona getirebilir ve düzgün, sağlıklı dişlere sahip olabilirsiniz. Tamamen şeffaf plaklardan oluşan bu sistem dışarıdan bakıldığında fark edilmez. Aile, iş ve sosyal yaşantınıza hiçbir kaygı duymadan devam edebilirsiniz. İstenildiği zaman takıp çıkarma imkânı bulunmaktadır. Ağız kokusu, damağa telin batması, diş fırçalama da yaşanan bütün sıkıntıları çözen bir tedavi yöntemidir. Sesinize ve konuşmanıza etki etmez. Tedavinizin daha hızlı tamamlanmasını sağlar. Metal veya şeffaf diş teli kullanabilecek yaşta herkese uygulanabilmektedir.